Aşk Hakkında Bilimsel 10 Gerçek

tarafından
29
Aşk Hakkında Bilimsel 10 Gerçek
1

Aşk Hakkında Bilimsel 10 Gerçek

Aşk Hakkında 10 Gerçek
Tüm hayatım boyunca aşkı pek çok şeyin ötesinde, ‘olmazsa olmaz’ listelerimin en üst sıralarında tuttum. Çoğu kavgam onun yüzünden yaşandı ve çoğu göz yaşım yine onun için döküldü. Yaptığım hataların nerdeyse tümünde aşk; baş rolü oynamıştır. Evet, hayatımın ışığı; sevgili aşk… Senin peşinde insanlar her ne kadar maymuna dönse de, hepimiz yaşamın tadı, tuzu, biberi olduğunu biliriz. Sensiz, yavan bir yaşam ne kadar yaşanmaya değer? Bu kadar duygusal ve şahsi bir yaklaşım yeter. Aşkı bir de çeşitli perspektiflerden bilimsel veriler ışığında yazıya almak istiyorum. Biraz araştırdım ve okuduklarım yüzümde hafif bir gülümseme yarattı. Tabii ki; bir iki kelam etmeden de duramadım. Yorumlarım için affınıza sığınıyor ve aşağıda on maddelik bir listeyi sunuyorum. Bakalım aşkla ilgili trajikomik bilimsel verileri, siz de beğenecek misiniz?
İnsanların %65’i, öpüşürken başlarını sol tarafa değil de, sağa doğru eğiyormuş. ( Yine çoğunluğun tersine çıktım.)
Aşk Hakkında Bilimsel 10 Gerçek
Bilinen en eski aşk şarkısı bundan yaklaşık 4,000 sene önce yazılmış ve Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki Mezopotamya bölgesinden çıkmış. (Ne var ise bizde var!)
Uzun dönem süren her beş ilişkiden birine bakıldığında, ilişkinin başlangıcında çiftlerden birinin ya da her ikisinin de o dönemde bir başkasıyla beraber olduğu saptanmış. (Bu demek oluyor ki; herkes için birden çok şans var!)

Aşık olma hissi, insanın bedeninde ve ruhunda bir yıl süresince sakinleştirici etkisi gösterebiliyor. Böylelikle sinir sistemi yenilenirken, aşık insanın da hafızası gelişiyor. (Mutsuzken antidepresan almaya gerek yok o zaman. Aşık oldun mu, mesele çözülecek. Aşk bitince alırsın sakinleştiricini, zaten hafızan da gerileyecek, unutursun olur biter.)şüphe
Aşk; insan üstünde aynı kaybetme korkusunun oluşturmuş olduğu strese benzer semptomlar yaratabiliyor. Mesela avuç içleri terliyor, göz bebekleri büyüyor ve kalp atışları hızlanıyor. (Benim dizlerim de titremişti.
Aşk Hakkında Bilimsel 10 Gerçek
Sabahları eşlerini öpen erkekler, öpmeyenlerden 5 sene daha fazla yaşıyor. ( Tamamdır, kocalar artık bu bilgiden sonra yola gelir.)
Yeni aşık olan insanlarda seratonin hormonu düşüyor ve bu seviye obsesif-kompulsif yeme bozukluğu gösteren kişilerdekiyle aynı. Belki de bu nedenle kişi abayı iyice yaktığında, aşkını takıntı haline getirmiş oluyor. ( Burada da aykırıyım. Ben aşık olunca yemeden içmeden kesilen, acilen rejimlere giren birisiyim. Ama ikinci kısım geçerli. Kafam karıştı. )

İşin matematiksel teorisine bakıldığında, kendimize uzun dönemli bir partner seçmeden önce en az oniki kişi ile çıkmamız gerekiyormuş. Bu sayede bizlere en ideal olanı seçme şansımız da artıyormuş. ( Matematik aşkta sökmez. İstediğin kadar dene, gene de kısmetten öteye geçemezsin. Üç, beş veya on kişiye aşık oldun diyelim. Hangisindeyse kısmetin, o devam eder. Buldun; buldun. Yoksa tren kaçar. Benden söylemesi.
Aşk Hakkında Bilimsel 10 Gerçek
Pırlanta nişan yüzüğü hediye etme geleneği 15. Yüzyılda, Avusturya Arşidükü Maximillian’ın müstakbel eşine evlenmeden önce vermiş olduğu pırlanta yüzükle başlamış. (Bir de soğuk memleket deriz oralara. Aşkın günümüzdeki en önemli sembolünü çıkartmışlar ortaya. Daha ne yapsınlar? )
Kadınların % 11’i çıktıkları veya yeni tanıştıkları bir erkek hakkında internette araştırma yapıyormuş. Erkeklerde ise bu oran yalnızca %7. (Erkeklerin ne kadar ilgisiz olduğunu biliyorduk zaten. ‘Detaya gerek yok! Kız güzel!’ diyorlardır herhalde.
Kadinlarnette.Net

1